Özne nedir?

Cümlenin yükleminde belirtilen işi, oluşu, hareketi, durumu, kılışı yerine getiren; hakkında bilgi ve haber verilen cümle öğesidir. Yani yapanı veya olanı karşılayan unsurdur.

Özne örnekleri

1- "Ali topu patlattı." (Kim topu patlattı sorusuna aldığımız yanıt öznedir. Yani öznemiz Ali)

2- "Ayşe ip atlıyor." (Kim ip atlıyor sorusuna aldığımız yanıt Ayşe'dir. O zaman Ayşe öznedir.)

Ruh bilimi açısından özne ne anlama gelmektedir ?

Ruhbilim açısından: ruhsal yaşantıların taşıyıcısı, düşünen, tasarımlayan, bilen, duyan, isteyen ben.

Bilgi kuramı açısından özne ne anlama gelmektedir ?

Bilgi kuramı açısından: Bilen, bilmeye yönelen, ama kendisi bilgi nesnesi olmayan varlık.

Öznenin özellikleri nelerdir ?

Özne olan kelime(ler) cümlede hiçbir hal eki almadan kullanılırlar. Herhangi bir hal eki alırlarsa özne değil, nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleci olurlar. Ama çoğul ekini ve iyelik eklerini alabilir.

Özne'nin çeşitleri

Üç tür özne vardır. Bunlar;

1- Gerçek özne

2- Sözde özne

3- Örtülü özne

Gerçek özne nedir?

Yüklemin bildirdiği işi hareketi bizzat kendisi yapan öznedir. Cümlede iki şekilde gösterilir:

1- Açık Özne: Cümle içinde açık bir şekilde gösterilir.

Örnek: "Çocuk iki gündür hasta yatıyor."

2- Gizli özne: Cümlede doğrudan yer verilmeyen ancak yüklem taşıdığı eklerden anlaşılan öznedir.

Örnek: "Görmeyeli hemen de bizi unutmuşsun."

Sözde özne nedir?

Bazı cümlelerde özne bulunmamaktadır, bazı cümlelerdede “sözde özne” dediğimiz belirtisiz nesne olur. Edilgen eylemle kurulu tümcelerde “ne, kim” sorularına yanıt verecek özneymişcesine görünen, gerçekte eylemden etkilenen öğeye sözde özne denilmektedir..

Sözde özne örneği

Kapı çalındı, usulca açıldı.” Tümcesinde “kapı” sözcüğü sözde öznedir.

Örtülü özne nedir?

Bazı cümlelerde eylemi yapan bulunmasına karşın, bunlar aldıkları bazı ekler (-ca, -ce) ya da birlikte kul­lanıldıkları bazı sözcükler (nedeniyle, etkisiyle, tara­fından) nedeniyle cümlede gerçek özne değil zarf tümleci görevini üstlenir. Örtülü özneler yalnızca edil­gen çatılı cümlelerde bulunur.

Örtülü özne örneği

"Şiddetli rüzgarın etkisiyle cam kırıldı." cümlesinde altı çizili cümle örtülü özneyi belirtmektedir.

Sözlükte özne ne anlama gelmektedir ?

Bir tümcede bildirilen eylemi yapan ya da yüklemin bildirdiği durumu üzerine alan kimse ya da şey. fail . bilinci, sezgisi, düş gücü olan, kimi filozoflara göre de dış dünyaya karşıt olan birey.

Özne nedir? (Felsefe)

Bir faaliyetin taşıyıcısı, uygulayıcısı anlamına gelen felsefi kategori. Kendisine faaliyet yöneltilen nesne’ nin karşıtıdır.

Felsefe tarihinde özne kavramının anlamı, köklü değişmelere uğramıştır. Aristoteles’ te ve onun geleneğini sürdüren skolastik’ te özne, durum ve özelliklerin değişiminden etkilenmeyip hep kendiyle aynı kalan cevher savılıyordu. İlk kez 17. ve 18. yüzyıllarda, günlük konuşmamızdaki anlamıyla da kullanılmaya başlanmış, ancak maddecilik ve idealizm tarafından gene de çok değişik şekillerde yorumlanıp, değişik biçimlerde belirlenmiştir. Özne denince, bir «ben-olmayan» karşısındaki «ben» anlaşılır. Bu «ben», «ben-olmayan»a etki yaptığı gibi, onun etkisine de hedef olur.

17. ve 18. yüzyılların maddeci felsefesi bilgi edinen somut ve aktif insanı, özne olarak kavramış, ancak onu, yalnız başına, yalıtılmış olarak var olan bir birey, nesnelerin etkilerini kendi doğasına uygun şekilde işleyip değerlendiren, ama büyük ölçüde pasif kalan bir doğa varlığı olarak anlamıştı. Buna karşı, idealist felsefe, özneyi salt ruhsal bir şey olarak kabul etmiş, onu bireysel bilinç -öznel idealizmde olduğu gibi- ya da gerçeği doğuran birey-üstü bir ruh -nesnel-idealizmde olduğu gibi- saymıştı. Hegel’ e göre özne, insanın kendinin bilincine varması demektir. Bu kendi bilincinde olma, “mutlak ide» nin bir belirlenimi olarak, dünyayı pratik ve teorik düzeylerde öğrenirken, aktif faaliyetle kendini ortaya koyar.

Diyalektik ve tarihsel maddecilik, hem idealizmin, hem de natüralist-maddeciliğin, tarihe aykırı özne anlayışını aşmıştır. Diyalektik maddecilik, özne denince, yetenekleriyle ve genel bilgileriyle ve gelişen üretim güçleriyle, tarihselleşmiş olan toplumsal insanı anlar. Gerek tüm toplumsal süreç içinde, gerekse toplumsal bilgi edinme süreci içinde, belirli bir gelişim basamağındaki insan toplumu öznedir; çeşitli boyutlardaki tarihsel eylemlerde ve bilgi edinme süreçlerinde sınıflar, guruplar, partiler birer özne olarak ortaya çıkarlar, bireysel faaliyetin çeşitli biçimleri içinde ise, insan, özne olarak görülür. Ancak bireysel ve kollektif özneler daima tüm toplumsal öznenin parçalanılarak toplumsal açıdan belirlenmişlerdir.

Son eklenenler